Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan ile savunma anlaşmasının ‘mekanizmalarını’ ortaya koyuyor

Ahmet Yılmaz

Geçen hafta imzalanan anlaşma kapsamında üç ülke bakanları gruplandıracak, ortak tatbikatlar düzenleyecek ve savunma sanayii iş birliğini derinleştirecek.

Türkiye savunma bakanlığı, bölgesel güçler arasında geçen hafta imzalanan askeri anlaşma kapsamında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın üst düzey bakanları gruplandıracağını, ortak tatbikatlar düzenleyeceklerini ve savunma sanayii iş birliğini derinleştireceklerini söyledi.

Üç ülke, 7 Ağustos’ta, herhangi bir üyeye yönelik silahlı saldırının, NATO’nun 5. Madde toplu savunma maddesine benzer şekilde, “herkese yönelik saldırı” olarak kabul edileceğini öngören Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı 7 Ağustos’ta imzaladı.

Önerilen Hikayeler

4 öğenin listesilistenin sonu

Perşembe günü Ankara’da düzenlenen haftalık brifingde Türk savunma bakanlığı, anlaşmanın temel amacının savunma ve askeri ilişkilerin “daha kurumsal ve sürdürülebilir” bir temele oturtulmasını sağlamak olduğunu söyledi.

Açıklamada, “Anlaşma kapsamında Savunma Bakanları, Dışişleri Bakanları ve Genelkurmay Başkanları/Silahlı Kuvvetler Komutanlarının katılımıyla stratejik siyasi ve askeri mekanizmalar kurulması planlanıyor ve üç ülke arasındaki koordinasyon en üst düzeyde yürütülecek” denildi.

Bakanlık, savunma sanayii işbirliğinin derinleştirilmesinin yanı sıra kara, deniz ve hava kuvvetlerinin yanı sıra hava savunma ve insansız sistemlerin de yer aldığı ortak askeri tatbikatların planlandığını da sözlerine ekledi.

“Amaç sadece ürün ve sistem tedariği değil, aynı zamanda ortak geliştirme ve üretim, teknoloji iş birliği, sürdürülebilir bakım ve lojistik desteği sağlamaktır” diyen açıklamada, insansız ve otonom sistemlere, elektronik harp ve yapay zeka yeteneklerine öncelik verileceği ifade edildi.

NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip olan Türkiye, nükleer silahlara sahip Pakistan ve en büyük petrol ihracatçısı Suudi Arabistan ile yapılan anlaşmanın genişlemeye açık olduğunu ve Mısır’ın potansiyel bir aday olduğunu söyledi ve mevcut ittifakların yerini almaya çalışmadı.

Bakanlık ayrıca Türkiye’nin Kızıldeniz taşımacılığını korumak için uluslararası bir koalisyon kurmayı amaçlayan Cidde’deki toplantılara katılacağını da söyledi.

Ortadoğu’daki gelişmelere ilişkin bakanlık sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, İsrail’in Gazze ve Lübnan’daki işgaline ve saldırılarına son vermesi durumunda bölgede kalıcı barış ve istikrarın mümkün olabileceğini söyledi.

İsrail’in, Birleşmiş Milletler raporlarına da yansıdığı gibi, Gazze’deki insani krizi derinleştiren saldırılarını sürdürdüğünü söyledi.

Aktürk, ABD’nin önerdiği plana atıfta bulunarak, “İsrail’in 15 maddelik Gazze Planı’nı reddetmesi, bölgesel yayılmacılık politikası izlediğinin bir başka göstergesi olmuştur. Öte yandan, imzalanan çerçeve anlaşmasına rağmen İsrail, Güney Lübnan’daki saldırılarını ve askeri faaliyetlerini benzer şekilde sürdürüyor.”

Bölgede barış ve istikrarın tesis edilebilmesi için uluslararası toplumun uluslararası hukuk ve insani değerlere sahip çıkarak İsrail’in eylemlerine karşı daha kararlı ve güçlü bir duruş sergilemesinin şart olduğunu bir kez daha vurguluyoruz” dedi.