Ana Sayfa / GÜNDEM / Murat Hançer Yazdı ; Dilenciliği Meslek Edinmişler

Murat Hançer Yazdı ; Dilenciliği Meslek Edinmişler

Evet,nerede o eski insanlar ? Eski Hanife teyzeler, o gururlu insanlar nerede ?  Fakir olabilirsin ama fakirliğinde bir şerefi vardır. Benim bildiğim gerçek fakir insanlar bırakın dilenmeyi yapılan yardımları bile kabul etmez. Gururlu insanlardı, günümüzdeki bazı fakirler ise ne yazık ki hiçte öyle değiller… Meslek edinmişler dilenmeyi, oysaki dinimizde dilencilik yasak ve haramdır. Bir insanın bir günlük yiyeceği varsa dilenmesi haramdır. Ağrı’daki dilencilerin neredeyse yerli yabancı birbirleriyle çekişiyorlar hele dışarıdan gelen dilenciler ki neredeyse zorla alacaklar. Bozuk yok diyorsun  konuşuyorlar, yok kardeşim yok diyorsun halen bekliyorlar. Hangi dilden konuşacağını şaşırıyorsun tınne, tınne kardeşim diyorsun, ne bağırıyorsun diyerek tepki gösteriyorlar. Arkadaşlar vermeyin, günaha girmeyin geçenlerde bir arkadaş anlattı, abi dedi bizim Dükkanın önünde birisi takılıyor. Bir gün bana dediki  “ya komşu ayıp oluyor adam bir çay söyler yani” diye. Bende güldüm buyur gel dedim aldım bunu dükkana oturtup çay söyledim yemek söyledim, başladı muhabbete. Arkadaşı demiş ki yolun Iğdıra düşerse, beklerim ben Iğdır’lıyım Evim var arabam var herşeyim var gel seni yaşatayım misafir edeyim demiş. Arkadaşı demiş  ki peki sen bu kadar zenginsin neden dileniyorsun biz bu işi meslek edinmişiz, niye çalışayım akşama kadar 300 TL kazanıyorum diye pişkin bir şekilde dile getirmiş. Bu denli pişkin insanlar var. Burada Belediyemize çok iş düşüyor bunları toplayalım İl dışına gönderelim Sayın Baba Valimiz evet Merhametli birisi olduğunu biliyoruz. İnsanları ne kadar sevdiğini biliyoruz, İnsanları kırmak istemediğini biliyoruz fakat bu konuya bir çare bulmamız lazım. Sözlerimi bitirmeden önce tüm okurlarıma yaşanmış gerçek bir olayı kaleme almak istedim ALLAH’a emanet olun.

Komşumuz Hanife teyze var. 8 aydır konuya komşuya “bayat ekmeğiniz var mı? Varsa verin kuşlar cama geliyor ıslatıp veriyorum” diyordu.. Çok da zayıflamıştı. Kiracıydı. “Rutubetini çok ucuza oturuyorum diye çekiyorum” diyordu.. Eşinden dul maaşı alıyordu. Gülen, şaka yapan Hanife teyze gitmiş, yerine suskun düşünceli Hanife teyze gelmişti.. Annem dolma yapmıştı. Bir tabak dolma uzatarak; “Hadi götür Hanife teyzene de sıcak sıcak yesin” dedi.. Hanife teyzenin zilini çaldım..75 yaşındaydı.. Yavaş yavaş gelerek; “Kim o?” dedi.. “Ben Zeynep Hanife teyze” dedim.. “Tamam açıyorum kızım” dedi.. “Annem dolma yolladı” dedim.. Elimden aldı, yüzüme baktı, yutkundu ..“Allah razı olsun. Ben de yemek yiyecektim.. Şimdi yerim” dedi. “Hanife teyze annem tabağı istedi” Hanife teyze kapıyı kapatmayı bıraktı mutfağa yöneldi.. İçeriye baktım. Oturma odası karanlıktı. Işığı yaktım.Masanın üstünde bir bardak su ve ıslatılmış ekmekler tabağa doğranmıştı.. Hemen kapının önüne çıktım.. Hanife teyze tabağı uzattı. “İki cihanda aziz olun evladım” dedi. “Sağ ol” dedim…Eve geldiğimde annem “Ne o ne oldu? Suratından düşen bin parça” dedi. “Anne, Hanife teyze tabağa bayat ekmekleri doğranmıştı yiyordu” dedim. “Olur mu kızım? Baban da emekli, O da eşinden emekli maaşı baban kadar alıyor. Sen yanlış görmüşsündür, kuşlar içindir o. Biz geçiniyorsak ki 3 kişiyiz, O tek başına hayli hayli geçinir.”Ertesi akşam anneme ne pişirdiğini sordum, etli kuru fasülye olduğunu öğrendim. İçimi bir kurt kemiriyordu.. Akşam yemeğine oturmadan “Anne Hanife teyzeye de bir tabak götüreyim mi? Annem; “Kuru fasülye birtanem. Götür de, güzel bir şey değil” “Olsun hadi ver götüreyim” Sıcak tabağı elime aldım.Hanife teyzenin sesi: “Kim o?” “Ben Zeynep” Kapıyı açtı gülümseyerek, yüzüme baktı. “Annem kuru fasülye yolladı bilmem sever misiniz?” “Nimeti ayırt etmem tabii ki severim. Allah razı olsun” “Ha unutmadan annem tabağı istiyor” Hanife teyze mutfak yoluna yönelir yönelmez, ben doğru içeri..Masanın üstünde bir bardak su, ıslak ekmeklerin konduğu yarısı yenmiş tabak ve annemin bir gün önce verdiği dolmadan 4 tane.. Soracaktım, sormalıydım. İçim içimi kemiriyordu.. Hanife teyze beni kapıda göremeyince içeriye yanıma geldi.. Sanki “Sor” der gibi yüzüme bakıyordu ve sordum. “Bu ıslak ekmekleri sen mi yiyorsun? Hani kuşlara verecektin?” Buğulu mavi gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı.Üzülmüş müydüm anlayamadım daha 15 yaşındaydım.. ama ağlatmıştım.. “Evet ben yiyorum canım kızım..Benim bir oğlum birde kızım var. Burada değiller. Başka il’deler. İkisi de çalışıyor.. Araba alacaklarmış.. Bana kredi çektirdiler. Aldığım para ancak kiraya elektrik ve suya gidiyor. Üç beş kuruş ya kalıyor ya kalmıyorelimde. Ben de ekmek isteyemedim. Kol kırılır yen içinde kalır. Böyle biliriz. 3 yıl böyle idare edeceğim. kimseye söyleme emi” dedi.. Bu sefer benim gözlerim yaşardı ..Tabağı aldım, kapıdan çıkarken arkamdan “Kimseye söyleme güzel kız” diye bagrıyordu. Eve geldiğimde bağıra bağıra ağlıyordum. Annem şaşırmış, “Ne oldu kızım biri bir şey mi söyledi?” dedi. Olanı anneme anlattım, o da çok üzüldü. Böyle vicdansız evlat olmayacağım anneciğim” dedim. 3 yıl boyunca tüm mahalle Hanife teyzeye kimimiz sabah kahvaltılıkları götürüyor, kimimiz öğlen yemekleri kimimizse akşam yemekleri..2 ay önce kaybettik.. Hastayken okul çıkışı yanına uğramıştım. Bana; ” İyi kalpli meleğim sen mi geldin? Şükür borç bitti” dedi. “Artık rahat edersin hanife teyzem” dedim. “Evet senin sayende sıkıntısız ekmek düşünmeden 3 yıl geçti.Rabbim seni korusun” dedi. 2 gün sonra vefat etmiş. Çok üzüldüm. Bizim halkımız dilenemez, isteyemeyiz.Aç kalırız söyleyemeyiz.. Belki bu yazıyı okudunuz ve gözyaşlarınızı tutamadınız..Lütfen etrafınızdaki çevrenizdekilerin halini aç mı tok mu bilmediğiniz, belki önemsemediğiniz insanların halini hatırını sorun..Komşunuzu ziyaret edin..Çok kısa bir süre için bu dünyadayız..herkes herkese karşı sorumlu..unutmayın..

Hakkında MURAT HANÇER

Ayrıca Haberler..

Son Dakika – Şehit Sayısı Yükseldi

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde, askeri aracın geçişi sırasında, teröristler tarafından yola döşenen el yapımı patlayıcının infilak …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir